MHP’de Açılım Sürecine Dair Suskunluk: Takvim Neden Durdu?

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) içinde açılım sürecine dair dikkat çekici bir suskunluk gözlemleniyor. Cumhur İttifakı’nın diğer bileşenleri arasında bu süreçte belirgin bir ton değişikliği yaşanırken, MHP kanadındaki gelişmeler; partinin Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki sınırlı ve genel ifadeleriyle dikkat çekiyor. Önceki dönemlerde, yasal düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini savunan Bahçeli, grup toplantılarında bu konuya dair net ve güçlü mesajlar vermekten kaçınıyor. Bu durum, Ankara kulislerinde “MHP geri adım mı atıyor?” sorusunu gündeme taşıyor.

Bahçeli, sürecin başlarında Meclis’in hızlı bir şekilde devreye girmesi gerektiğini belirtmiş ve yasal altyapının geciktirilmemesi gerektiğini vurgulamıştı. Özellikle infaz düzenlemeleri ve siyasi figürlerin hukuki durumları hakkında daha cesur adımlar atılması gerektiğini savunmuştu. Ancak son haftalarda bu başlıklara ilişkin net mesajların yerini, daha belirsiz ve üstü kapalı değerlendirmeler almaya başladı.

MHP’deki bu değişim, iktidar kanadından gelen açıklamalarla birleştiğinde daha anlamlı bir çerçeve kazanıyor. Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yetkilileri, sürecin ilerlemesi için terör örgütünün tüm unsurlarının silah bırakmasının şart olduğunu vurgulamaya devam ediyor. Bu yaklaşım, yasal düzenlemelerin güvenlik boyutuyla bağlantılı olduğunu ve siyasi adımların askıya alındığını gösteriyor. AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in “sembolik adımlar yeterli değil, sürecin sistematik şekilde tamamlanması gerekiyor” ifadesi, örgütün silah bırakma sürecinin henüz tamamlanmadığını açıkça ortaya koyuyor. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un “kritik eşik tasfiye ve güvenlik risklerinin ortadan kaldırılmasıdır” açıklaması da Meclis adımlarının belirli şartlara bağlı olduğunu ortaya koyuyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakın zamanda yaptığı bir grup toplantısında “Süreç, olması gerektiği şekilde ilerlemektedir. Sorunun devamından çıkar sağlayanların ürettiği algıların hiçbiri bunu değiştirmeyecektir” diyerek dikkat çeken bir mesaj verdi.

Siyasi alanda ise AKP ile Demokratik Emek Partisi (DEM Parti) arasında görüş ayrılıkları derinleşiyor. DEM Parti, terör örgütünün fesih kararı aldığını belirterek yasal adımların gecikmeden atılmasını savunurken; AKP bu yaklaşımı yeterli bulmuyor. DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan’ın “yeni bir döneme girildi, buna rağmen aynı dilde ısrar güven sarsıyor” ifadesi, taraflar arasındaki güven krizini net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu gerilim, Meclis zemininde uzlaşma olasılığını zayıflatırken, açılım sürecinin siyasi ayağında ciddi bir tıkanma yaşandığı yorumlarına neden oluyor.

Kulislerde konuşulan “çerçeve yasa” hazırlıkları ise teknik düzeyde devam etmesine rağmen, siyasi onay mekanizmasının henüz devreye girmediği ifade ediliyor. Taslak metinlerde, örgütün feshinin nasıl somutlaşacağı, yargı süreçlerinin hangi merkezde yürütüleceği ve özel yetkili mahkeme seçeneklerinin nasıl şekilleneceği gibi konular üzerinde çalışılıyor. Ancak bu hazırlıkların Meclis gündemine taşınabilmesi için en kritik başlık olan silah bırakma sürecine dair istihbari veri gerekliliği bulunuyor. Bu noktada MİT raporunun belirleyici olacağı vurgulanıyor.

MHP’nin son dönemdeki sessizliği ise iki farklı şekilde yorumlanıyor. İlk olarak, AKP’nin güvenlik eksenli çizgiyi daha da sertleştirmesi, MHP’nin önceki “hızlı düzenleme” talebini geri plana atmasına neden olmuş olabilir. İkinci yorum ise, süreçte yaşanan belirsizlik ve DEM Parti ile artan gerilimlerin, MHP’nin pozisyonunu yeniden değerlendirmesine yol açtığı yönünde. Her iki senaryoda da açılım sürecinde siyasi koordinasyonun zayıfladığı ve takvimin fiilen askıya alındığı görülüyor. Bahçeli’nin önceki açıklamalarında oluşan “hızlı ilerleme” beklentisinin yerini, temkinli bir duruş alması dikkat çekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir