ABD ve İsrail’in İran’a yönelik yürüttüğü askeri operasyonların, Tahran’ın nükleer silah üretim yeteneklerini sınırlamada başarısız olduğu iddia edildi. Üst düzey istihbarat kaynaklarından edinilen bilgilere göre, İran’ın nükleer silah üretmek için gerekli süre hâlâ geçen yaz dönemindeki tahminlerle aynı seviyede. Reuters’a bilgi veren üç yetkili, bu sürenin dokuz ay ile bir yıl arasında değiştiğini belirtti.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın nükleer programını tamamen ortadan kaldırma hedefiyle başlattığı operasyonlar ikinci ayına girdi. Ancak istihbarat birimleri, İran’ın potansiyel nükleer silah üretim sürecinin engellenemediğini vurguluyor. Analistlere göre, bu durumun iki ana nedeni mevcut:
1. **Hedef Sapması:** Son askeri saldırılar, çoğunlukla konvansiyonel askeri üsleri ve İran’ın savunma sanayisini hedef alırken, nükleer tesisler üzerindeki etkisi sınırlı kaldı.
2. **Derin Sığınaklar:** Haziran ayında gerçekleştirilen Midnight Hammer operasyonunda Natanz ve Fordow tesisleri hasar görse de, İran’ın en kritik uranyum stokları derin tünellerde güvenli bir şekilde saklanıyor.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu (IAEA), İran’ın elinde bulunan yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 440 kilogram uranyumun durumunu doğrulayamıyor. İstihbarat raporları, bu miktarın yarısının İsfahan’daki yer altı tesislerinde gizli tutulduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu stokun daha fazla zenginleştirilmesi durumunda on adet nükleer bomba üretmek için yeterli olabileceğini belirtiyor.
**Kara İşgali Olasılığı Tartışılıyor mu?** Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın küresel enerji krizini tetiklediği bir ortamda, Beyaz Saray’ın tehlikeli seçenekleri değerlendirdiği belirtiliyor.
– **Özel Harekat:** Bazı yetkililer, uranyum stoklarını ele geçirmek veya imha etmek amacıyla İsfahan’daki tünellere kara operasyonları düzenlenmesini önerdi.
– **Diplomatik Baskı:** Savunma Bakanı Pete Hegseth, müzakerelerin hâlâ mümkün olduğunu ve hedefin İran’ın silaha ulaşımını engellemek olduğunu dile getiriyor.
Eski BM müfettişi David Albright, İsrail’in gerçekleştirdiği suikastlerin İran’ın teknik bilgi kapasitesine zarar verdiğini, ancak uranyum stokları ve teorik bilginin sadece bombalarla yok edilemeyeceğini ifade etti. Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise, İran’ın hava savunma sistemlerinin imha edilmesinin gelecekteki muhtemel nükleer tesislere saldırıları kolaylaştıracağını öne sürdü.