Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), 2025 yılına ait “Yılın Başarılı Gazetecileri” ödüllerini düzenlenen bir törenle sahiplerine sundu. Ödül töreni, Ankara’daki Çankaya Belediyesi Doğan Taşdelen Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirildi. Törende, Dayanışma Ödülü TELE1 kanalına verildi. Etkinlik süresince yapılan konuşmalarda, gazetecilerin üzerindeki baskılara rağmen haklarını savunmaya devam edeceği vurgusu yapıldı.
Sayfa Tasarımı Ödülü, BirGün gazetesinden Kardelen Tatar Sinecan adına muhabir Havva Gümüşkaya’ya verilirken, Röportaj Ödülü ise Furkan Karabay adına BirGün Gazetesi Ankara Temsilcisi Nurcan Gökdemir’e takdim edildi. Gökdemir, konuşmasında gazeteciliğin tarih boyunca baskı, tehdit ve cezaevi ile anıldığını belirterek, “Gazetecilik sadece bir meslek değil, halkın sesi olma mücadelesidir” ifadesini kullandı.
Gökdemir, “Gerçek gazeteciler her türlü baskıya rağmen mesleklerini icra etmeye devam edecekler” diyerek, gazetecilere yönelik hukuksuz uygulamaların sona ermesi ve cezaevindeki gazetecilerin serbest bırakılması çağrısında bulundu. Kamuoyuna da seslenen Gökdemir, “Haber alma hakkınıza sahip çıkın. Bu karanlığı ancak sizin dayanışmanızla aşabiliriz. Gerçeğin gizlenmesine izin vermeyin, biz yazmaya devam edeceğiz ve susmayacağız” dedi.
Gökdemir ayrıca, Sincan Cezaevinde tutuklu bulunan BirGün Muhabiri İsmail Arı’nın gönderdiği mesajı okudu. Arı, “15 gündür cezaevindeyim, tek suçum gazetecilik yapmak. Ne olursa olsun, korku ve pişmanlık hissetmeyeceğim. Gazetecilik yapmaya devam edeceğim” diyerek destek beklediğini dile getirdi.
Törende ayrıca, 2025 Haber Ödülü, Oksijen gazetesinin “Emeklilerin evi artık ucuz otel odaları” başlıklı haberiyle Mine Şenocaklı ve fotomuhabirler Abdullah Tepeli ile Efekan Akyüz’e verildi. Ödülü takdim eden Özel, Türkiye’nin 2025 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159’uncu sıraya gerilediğini belirterek, gazetecilerin mesleklerini sürdürdüğü için takdir edilmesi gereken cesur bireyler olduklarını ifade etti.
Özel, yargının basın özgürlüğü üzerinde bir siyasi sopa haline dönüştüğünü vurgulayarak, “Dezenformasyonla mücadele yasası çıkarılırken, gazetecilik meslek örgütleri ve muhalefet partileri itiraz etti. Ancak bunun sonucunda 70 gazeteciye soruşturma açıldı” dedi. Rejimin yalnızca gazetecilere değil, siyasi rakiplerine karşı da yargı mekanizmalarını kullandığını belirtti.